CUMHURBAŞKANI KARARI
Karar Sayısı: 11934
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ekli "2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı"nın onaylanmasına karar verilmiştir.
27 Ekim 2026
Sayı : 33413 (Mükerrer)
Recep Tayyip ERDOĞAN
CUMHURBAŞKANI
2027 YILI CUMHURBAŞKANLIĞI YILLIK PROGRAMI
BİRİNCİ BÖLÜM
1. DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER
Pandemi sonrası dönemde küresel ekonomide yaşanan dengelenme süreci; enflasyonist baskıların seyri, para politikalarındaki sıkılaşma, jeopolitik gerilimler ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler çerçevesinde şekillenirken, iktisadi faaliyet ve küresel büyüme görünümü söz konusu gelişmelerden etkilenmeye devam etmiştir. 2025 yılına gelindiğinde ise ABD'nin uygulamaya koyduğu geniş kapsamlı gümrük tarifelerine ve artan politika belirsizliklerine rağmen küresel iktisadi faaliyet dayanıklılığını büyük ölçüde korumuş ve beklentilerin üzerinde bir büyüme performansı sergilemiştir. Bu dönemde başlangıçta açıklanan tarife oranlarının geri çekilmesi, özel sektörün ticaret engellerine uyum sağlaması, ılımlı finansal koşullar ve mali teşvikler küresel faaliyeti desteklerken yapay zekâ bağlantılı teknoloji yatırımlarındaki belirgin artış küresel talebe önemli bir ivme kazandırmıştır. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre 2025 yılında bir önceki yıl ile kıyaslandığında dünya ekonomisi yüzde 3,5 oranında büyümüştür. Gelişmiş ekonomiler yüzde 2,0 oranında büyürken güçlü özel tüketim ve teknoloji odaklı iş yatırımlarının destegiyle yüzde 2,3 büyüyen ABD, bu grup arasında olumlu ayrışmıştır. Avro Bölgesi ise yüzde 1,2 oranında büyüme kaydetmiş ve Bölge'nin en büyük ekonomisi olan Almanya yalnızca yüzde 0,2 oranında büyümüştür. 2025 yılında Birleşik Krallık ve Japonya yüzde 1,2 oranında büyümüştür. Aynı yılda yüzde 4,5 büyüyen yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde Çin yüzde 5,0, Hindistan ise yüzde 7,8 oranında büyüme kaydetmiştir.
2026 yılına girilirken küresel görünüm Orta Doğu'da yaşanan savaş ve yapay zekâ odaklı teknoloji döngüsü olmak üzere iki temel güç ekseninde şekillenmiştir. Savaş öncesinde günlük yaklaşık 20 milyon varil ile dünya deniz yolu petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğaz'nın ABD/İsrail-iran Savaşı nedeniyle Mart ayında kapatılması enerji piyasalarında önemli bir arz şokuna yol açarak büyüme görünümündeki aşağı yönlü riskleri belirgin şekilde artırmıştır. Çatışmanın ilk aylarında neredeyse iki katına çıkan petrol fiyatları Körfez üreticilerinin sevkiyatlarını diğer limanlara yönlendirmesi, bölge dışındaki üretim artışı ve küresel stokların kullanılmasıyla görece daha düşük seviyelerde dengelenmiştir. Haziran ayında ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından Boğaz'ın kısa süreliğine açılması fiyatlarda geçici bir gerileme sağlasa da kısa süreli ateşkesin yerini Kızıldeniz'e yayılan düşük yoğunluklu bir çatışmaya bırakmasıyla enerji fiyatları yeniden yükselmiş ve dezenflasyon süreci kesintiye uğramıştır. Diğer taraftan arz tarafındaki esneklik, stokların kullanıma sunulması ve ekonomilerin enerji yoğunluğunun geçmiş on yıllara kıyasla azalmış olması savaşın küresel iktisadi faaliyet üzerindeki etkisini sınırlamıştır. IMF'ye göre arz tarafında esneklik olmaması durumunda Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının 2026 yılında küresel büyümeyi 0,9 puan azaltabileceği tahmin edilmektedir.
Ancak üretimin farklı güzergâhlara yönlendirilmesi, stokların kullanıma sunulması ve enerji yoğunluğundaki azalma sayesinde bu etkinin 0,3 puanla sınırlı kalacağı öngörülmektedir.
Dünya ekonomisine' dair güncel veriler Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının yol açtığı arz şokuna rağmen 2026 yılının ilk yarısında küresel büyümenin beklentilerden daha güçlü seyrettigine işaret etmektedir. Bu görünümde ABD ekonomisinin dirençli seyri ve Avro Bölgesi nde ikinci çeyrekte kaydedilen güçlü toparlanma dengeleyici unsurlar olarak öne çıkarken Çin ekonomisi beklentilerin altında büyümüştür. Küresel ekonomi 2026 yılının ilk yarısında yüzde 3,1 oranında büyürken gelişmiş ekonomilerde bu oran yüzde 2,0 olarak kaydedilmiştir. Bu dönemde ABD hariç gelişmiş ekonomilerde büyüme oranı yüzde 1,5, ABD'de ise yüzde 2,3 olarak gerçekleşmiştir. Gelişmekte olan ekonomilerde aynı dönemde yüzde 4,4 oranında, Çin ve Hindistan hariç bakıldığında ise yüzde 2,9 oranında büyüme kaydedilmiştir. Bu doğrultuda ülkeler arasında büyüme performansında belirgin bir ayrışma gözlenmekte ve büyüme görünümü ülkelerin savaş kaynaklı arz şokundan ve yapay zekâ kaynaklı talepten etkilenme düzeyine göre farklılaşmaktadır. Yapay zekâ yatırımlarından yararlanan teknoloji ihracatçısı ekonomiler güçlü bir büyüme performansı sergilerken gelişmiş ekonomiler arasında net enerji ihracatçıları ticaret hadlerindeki olumlu gelişmelerle kısmen korunmaktadır. Teknoloji döngüsünün dışında kalan net enerji ithalatçısı ekonomiler ise yüksek enerji fiyatlarından daha belirgin şekilde olumsuz etkilenmektedir.
2026 yılında Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji şokuna ve yükselen enflasyona rağmen Ekim ayında yayımlanan IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'na göre küresel ekonominin yıl genelinde yüzde 3,1 oranında büyümesi beklenmektedir. Söz konusu tahmin bir önceki yılda kaydedilen yüzde 3,5'lik büyüme oranının altında kalmakla birlikte Nisan ayındaki tahminle aynı düzeyde olup savaşın yol açtığı arz şokunun yapay zekâ yatırımlarının sağladığı talep canlılığıyla büyük ölçüde dengelendiğini göstermektedir. Diğer taraftan Nisan Raporu'nda küresel büyümenin yüzde 95'i 54 ülkeden kaynaklanırken Ekim Raporu'na göre büyümeye katkı sağlayan ülke sayısı 32'ye gerilemiş ve ekonomilerin yaklaşık yüzde 47'sinin büyüme tahmini aşağı yönlü güncellenmiştir. Buna karşılık küresel büyümenin salgın öncesindeki yirmi yıllık dönem ortalaması olan yüzde 3,7'nin altında zayıf seyrini devam ettireceği öngörülmektedir.
Güncel tahminlere göre son yıllarda diğer gelişmiş ekonomilerden olumlu ayrışan ABD'de güçlü özel tüketim ve yapay zekâ odaklı teknoloji yatırımlarının desteğiyle iktisadi faaliyetin 2026 yılında dirençli seyrini koruyacağı değerlendirilmektedir. Bu görünümde ABD'nin net enerji ihracatçısı konumunun savaşın dogrudan etkilerini sınırlaması da etkili olmaktadır. ABD'de büyüme 2026 yılının ilk ve ikinci çeyreğinde mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 oranında artış kaydetmiştir. İkinci çeyrekte yatırımlar, özel tüketim ve ihracattaki artış büyümeye katkı sağlarken kamu harcamalarındaki zayıflama ve ithalattaki yüksek artış büyümeye olumsuz etkide bulunmuştur. Böylece 2026 yılının ilk yarısında kaydedilen büyüme oranları enerji fiyatlarındaki artışa rağmen ekonomideki dirençli seyre işaret etmektedir. ABD'nin 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 2,3 oranında büyümesi beklenmektedir.
' Strateji ve Bütçe Başkanlığı hesaplamasına dayanmaktadır. 2026 yılı için küresel ekonominin satın alma gücü paritesine göre yaklaşık yüzde 95'ini oluşturan ülkeler hesaplamaya alınmıştır.
2026 yılında Avro Bölgesinin büyüme hızının yüksek enerji fiyatları ve zayıf tüketici güveni nedeniyle bir önceki yılın altında kalması beklenmektedir. Avro Bölgesi'nde büyüme mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak ve bir önceki döneme göre 2026 yılının ilk çeyreğinde yatay seyrederken ikinci çeyreğinde yüzde 0,6 oranında gerçekleşmiştir. Bu gelişmede İrlanda'daki güçlü toparlanma ve İspanya'daki büyüme artışının sürmesi etkili olmuştur. Bölge'de doğal gaz stoklarının son 15 yılın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi ise enerji arzına ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. IMF tahminlerine göre Avro Bölgesi'nin 2026 yılında yüzde 1,1 oranında, 2027 yılında ise yüzde 1,2 oranında büyümesi beklenmektedir. Bölge'nin önde gelen ekonomilerinden olan Almanya'nın aynı yıllarda sırasıyla yüzde 1,3 ve yüzde 1,1, Fransa'nın yüzde 0,4 ve yüzde 0,7, Ispanya'nın yüzde 2,5 ve yüzde 1,8, Birleşik Krallık'ın ise yüzde 1,3 ve yüzde 1,2 oranlarında büyümesi beklenmektedir. Maliye politikası desteklerinin yüksek enerji fiyatlarının etkisini kısmen telafi ettiği Japonya ekonomisinde ise 2026 ve 2027 yıllarında büyümenin yüzde 0,7 olması beklenmektedir. Böylece gelişmiş ekonomilerin 2026 yılında yüzde 2,1, 2027 yılında ise yüzde 1,8 büyüyeceği tahmin edilmektedir.
Orta Dogu'daki savaşın yol açtığı enerji şoku ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle 2026 yılında yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerdeki büyüme oranının 2025 yılı seviyesinin belirgin biçimde altında kalması beklenmektedir. Bu dönemde söz konusu ülke grubunun görünümü, emtiada dışa bağımlılık ve çatışma bölgesine yakınlık ile küresel değer zincirindeki konumuna göre ayrışmakta olup savaştan dogrudan etkilenen Orta Dogu ve Orta Asya bölgesinde 2026 yılında yüzde 0,3 oranında daralma öngörülmektedir. Yüksek petrol fiyatları ve süregelen belirsizlikler nedeniyle yavaşlayan Çin ekonomisinin politika desteğinin daha keskin bir yavaşlamayı önlemesiyle 2026 yılında yüzde 4,5, 2027 yılında ise yüzde 4,0 oranında büyümesi tahmin edilmektedir. Hindistan'ın ise dayanıklı iç talep ve güçlü hizmet faaliyetlerinin desteğiyle aynı yıllarda yüzde 7,0 oranında büyümesi beklenmektedir. Söz konusu ülke grubundan Rusya'nın 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 0,9, Brezilya'nın sırasıyla yüzde 2,2 ve yüzde 1,9 ve Meksika'nın yüzde 1,5 ve yüzde 1,8 oranında büyümesi beklenmekte, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin 2026 yılında yüzde 3,7 büyümesi öngörülmektedir. 2027 yılında ise savaştan etkilenen ekonomilerdeki toparlanmayla birlikte yüzde 4,4 oranında büyüme tahmin edilmektedir.
TABLO I: 1- Dünya Ekonomisinde Temel Göstergeler
| 2025 2026 (1) | 2027 (1) | 2026 (2) | 2027 (2) | ||
|---|---|---|---|---|---|
| Büyüme (Yüzde Değişim) | |||||
| Dünya | 3,5 | 3,1 | 3,4 | 0,0 | 0,2 |
| Gelişmiş Ekonomiler | 2,0 | 2,1 | 1,8 | 0,3 | 0,1 |
| ABD | 2,3 | 2,3 | 2,3 | 0,0 | 0,2 |
| Japonya | 1,2 | 0,7 | 0,7 | 0,0 | 0,1 |
| Avro Bölgesi | 1,2 | 1,1 | 1,2 | 0,0 | |
| Almanya | 0,2 | 1,3 | 1,1 | 0,5 | -0,1 |
| Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler | 4,5 | 3,7 | 4,4 | -0,2 | |
| Yükselen ve Gelişmekte Olan Avrupa | 2,0 | 1,7 | 2,1 | -0,3 | 0,0 |
| Rusya | 1,0 | 0,9 | 0,9 | -0,2 | -0,2 |
| Gelismekte Olan Asya | 5,6 | 5,1 | 4,9 | 0,2 | |
| Çin | 5,0 | 4,5 | 4,0 | 0,1 | 0,0 |
| Hindistan | 7,8 | 7,0 | 7,0 | 0,5 | 0,5 |
| Latin Amerika ve Karayipler | 2,5 | 2,3 | 2,5 | 0,0 | -0,2 |
| Brezilya | 2,3 | 2,2 | 1,9 | 0,3 | -0,1 |
| Sahra Alti Afrika | 4,5 | 4,5 | 4,5 | 0,2 | 0,1 |
| Dünya Ticaret Hacmi (Yüzde Değişim) | 5,0 | 4,6 | 4,7 | 1,8 | 0,9 |
| Mal ve Hizmet ithalatı | |||||
| Gelismiş Ekonomiler | 4,7 | 5,0 | 4,2 | 2,4 | 1,1 |
| Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler | 5,4 | 4,0 | 5,1 | 1,3 | 0,2 |
| Tüketici Fiyatları (Yılık Ortalama, Yüzde Değişim) | 4,1 | 4,7 | 4,1 | 0,3 | 0,4 |
| Gelişmiş Ekonomiler | 2,5 | 3,1 | 2,7 | 0,3 | 0,5 |
| ABD | 2,7 | 3,6 | 2,8 | 0,4 | 0,7 |
| Avro Bölgesi | 2,1 | 3,1 | 2,8 | 0,5 | 0,6 |
| Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler | 5,2 | 5,7 | 5,1 | 0,2 | 0,5 |
| İşsizlik Oranı (Yüzde) | |||||
| Gelişmiş Ekonomiler | 4,7 | 4,7 | 4,6 | -0,1 | -0,1 |
| ABD | 4,3 | 4,2 | 4,0 | -0,2 | -0,2 |
| Avro Bölgesi | 6,3 | 6,3 | 6,3 | 0,1 | 0,2 |
| Yapısal Genel Devlet Bütçe Dengesi / GSYH (Yüzde) | |||||
| ABD | -7,9 | -8,0 | -7,7 | -0,6 | -0,4 |
| Avro Bölgesi | -2,9 | -3,5 | -3,6 | -0,3 | -0,2 |
| Genel Devlet Brüt Borç Stoku / GSYH (Yüzde) | |||||
| ABD | 124,4 | 126,8 | 128,7 | 1,0 | |
| Avro Bölgesi | 87,3 | 88,0 | 88,5 | 0,2 | 0,1 |
| Ortalama Petrol Fiyatları (ABD Dolan/Varil) (3) | 67,7 | 95,7 | 87,4 | 13,5 | 11,4 |
Kaynak: IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Ekim 2026
(1) Tahmin
(3) West Texas Intermediate, Dated Brent ve Dubai Fateh tipi ham petrollerin ortalama fiyatıdır.
(2) IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Nisan 2026 Güncellemesinden Farklar
2025 yılında ticaretteki korumacı politikaların yaygınlaşmasına rağmen küresel ticaret görece güçlü bir seyir izlemiştir. Bu gelişmede öne çekilen ithalat talebi ve teknoloji yoğun ticaretteki hızlı artış etkili olurken dünya mal ve hizmet ticaret hacminde 2025 yılında yüzde 5,0 oranında büyüme kaydedilmiştir. Açıklanan son IMF tahminlerine göre tarifelerin olumsuz etkileri ve üretim zincirlerindeki uyum sürecinin etkisiyle küresel mal ve hizmet