10 / 1.168 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 200915481
2009-10-07

4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN UYGULANMASI HAKKINDA KARAR

Bu karar, bazı gümrük mevzuatı hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler; nihai kullanıma tabi eşyaların ithalinde vergi muafiyetleri veya indirimli vergilerin uygulanması süreçlerini ve buna ilişkin şartları açıklar, iznin nasıl alınacağı, süresi ve gerektiğinde değiştirilmesi veya iptali hususlarını belirler; iznin verilmesi halinde tarafların kayıt tutma, denetim ve teminat gibi yükümlülüklerini zorunlu kılar. Nihai kullanım izni için başvuru esaslarını, iznin geçerlilik süresini ve iznin gerektirdiği değişiklik durumlarındaki işlemleri; iznin devri ve teminat iadesiyle ilgili esasları düzenler; aynı zamanda taşıtlar, gemi ve hava araçlarının geçici ithalat veya serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartları ve bunların karşılanması için gerekli belgeleri belirler. Gemilerin ve hava taşıtlarının serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartlar ile özet beyan uygulamasına ilişkin istisnaları getirir; ayrıca bu uygulamaların denetimi ve cezai sonuçları için gerekli mekanizmaları öngörür. Kısacası, eşyaların nihai kullanım veya geçici ithalat kapsamında serbest dolaşıma girişi ile ilgili işlemlerin, denetim, teminat ve yaptırımlar dahil olmak üzere uygulanabilir kurallarını netleştirir.

CB Yönetmeliği 2010616
2010-07-25

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, MİLLÎ İSTİHBARAT TEŞKİLATI, EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI VE SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ

Pratik etkiler: - Taşınır malların kaydı, kullanımı, bakımı ve elden çıkarılması için tek tip bir çerçeve ve standart süreçler getirilir; kontrolsüzlük ve kaynak kayıplarıyla mücadele kolaylaşır. - Sorumluluklar netleşir; taşınır mal yönetim yetkilisi, taşıyan ve kayıt yapan rol ayrımıyla görevler belirlenir ve aynı kişinin birden fazla rolü üstlenmesi önlenir. - Kayıt ve denetim süreçleri standartlaştırılır; giriş-çıkış işlemlerinde gerekli belgeler tanımlanır ve kayıt tutma zorunlulukları netleşir. - Elektronik kayıt ve imza uygulaması ile dijitalleşme teşvik edilerek denetim ve erişim kolaylığı sağlanır; üst yönetici onayıyla elektronik süreçler esnek şekilde uygulanabilir. - Taşınır mal hareketlerinin izlenmesi, güvenli depolama, ilgili birimlere teslim ve gerektiğinde elden çıkarma süreçleri kurallara bağlanır; malın güvenliği ve korunması için gerekli tedbirler öne çıkar. - Fiyatlama ve değerleme konuları netleştirilir; birim maliyet bedeli, üretim maliyet bedeli gibi kavramlar mal kayıtlarında tutarlı şekilde kullanılır. - Belge ihtiyacı ve istisnalar belirginleşir; bazı hareketlerde özel belgeler düzenlenmezken, genel olarak hareket belgelerinin düzenlenmesi zorunlu hale gelir. - HEK gibi özel durumlar için ayrıntılı uygulama kuralları getirilir; böylece kullanım dışı kalan malzemelerin yeniden değerlendirilmesi veya elden çıkarılması süreçleri belirginleşir. - Envanter sayımları ve kayıt tutma süreçleri daha güvenilir hâle gelir; sayım fazlaları, kayıp ve fire gibi durumlar daha net izlenir ve düzeltici işlemler daha hızlı yapılır. - Taşınır malların yönetimi için birimlerin koordinasyonu güçlenir; depolama ve teslimat süreçlerinde uygun iç denetim mekanizmaları çalışır.

CB Kararı 501
2018-12-26

GENELLEŞTİRİLMİŞ TERCİHLER SİSTEMİ KAPSAMINDA TERCİHLİ REJİMDEN YARARLANACAK EŞYA İÇİN MENŞE BEYANI UYGULAMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 501)

Bu karar, Genellestirilmis Tercihler Sistemi kapsamında tercihli rejimden yararlanacak esyaların menşeinin kanıtlanmasına yönelik usul ve esasları belirler. Çıkar amacıyla ihracat yapan taraflar için menşe beyanı adı verilen bir belgeyle esyanın menşei gösterilmesi zorunlu hale gelir; bu beyan, uygun görülen belgelerden biriyle ihracatçı tarafından ya da ilgili durumda kayıtlı ihracatçıların kullanımıyla sunulur. Geçerli menşe beyanı için kullanılabilecek belgeler arasında belirlenen form ve ifadeler yer alır; bu belgeler, ihracatçının menşe bilgisini kanıtlamak üzere gümrükte kabul görür. İhracatçı için esas olan durum, menşe beyanını ihracatla birlikte ya da ihracatın kesinleşmesiyle baskın bir şekilde ibraz etmek ve bu beyana dayanarak uygun bir serbest dolaşımdan yararlanacak ürünün menşe bilgisini sunmaktır. Bir sevkiyatın birden çok parçaya bölünmesi durumunda ayrı ayrı menşe beyanı düzenlenebilir; bu beyannamelerin içeriği ve bağlı olduğu esaslar, sevkinin tüm kısımları için tutarlı şekilde uygulanır. İhracatçı, menşe beyanı düzenlerken ve sunarken belirli koşullara uymalı; beyanda yer alan bilgiler üzerinde ciddi hatalar veya sahtelik tespit edilirse tercihli rejimin uygulanması kısıtlanabilir veya reddedilebilir. İthalatçı, gümrük işlemlerinde beyan ettiği menşe bilgisini desteklemek amacıyla gerekli görülen durumlarda ek belgeler sunabilir; bununla birlikte küçük değerli veya ticari olmayan ürünler için bazı istisnalar uygulanabilir. Genellestirilmis Tercihler Sistemi kapsamındaki menşe beyanı, ürünün gerçek menşeiyle uyumlu olarak düzenlenir ve bu durum Avrupa Birliği, İsviçre, Norveç ve Türkiye arasındaki kümülasyon gibi durumları da kapsayacak şekilde uygulanır. Küçük paketler veya bireysel olarak yolcuların zati eşyaları gibi ticari olmayan durumlar için bazı istisnalar söz konusu olabilir; bu tür ürünlerde menşe beyanı zorunluluğu uygulanmaz. İhracatçı beyanının süresi ve geçerliliği ile ilgili uygulamalar, türev yükümlülükler ve gerektiğinde mübadele veya değişikliklerle ilgili düzenlemeler, uygulanabilir kurallara göre belirlenir. Genel olarak bu kararın amacı, esyaların tercihli rejimden doğru şekilde faydalanabilmesi için menşe ispatını açık ve uygulanabilir bir çerçeveyle sağlamaktır; buna paralel olarak, kümülasyon kurallarının ve gerekli belgelerin doğru kullanımıyla uluslararası tedarik zincirlerinde güvenilirlik ve şeffaflık artırılır.

Kanun 3065
1984-11-02

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU

- Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler ile mal ithalatı katma değer vergisine tabidir; kapsamı geniş olup bazı işlemler için istisnalar bulunmaktadır. - Teslim ve hizmet kavramları, teslimin mal üzerindeki tasarruf hakkının devri veya hizmetin yerine getirilmesiyle oluşur; enerji dağıtımı gibi bazı durumlar da teslim olarak vergiye tabi sayılır; her işlem bağımsız olarak vergilendirilir. - Vergiyi doğuran olay, genellikle teslimin yapılması veya hizmetin yerine getirilmesiyle meydana gelir; faturaya dayalı olarak da vergi hesaplanabilir; kısmi teslimler veya hizmetler halinde her bir kısmın vergilendirilmesi gerekir. - Vergi mükellefi, mal teslimi ve hizmet ifası yapanlar ile mal ve hizmet ithal edenlerdir; transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemleriyle ilgili taraflar da vergiden sorumlu olabilir; ayrıca bazı özel işlemleri yapanlar da mükellef olarak kabul edilir. - Vergi sorumluluğu, Türkiye’de ikametgahı veya işyeri bulunmayanlar için belirli durumlarda Maliye Bakanlığı’nın verginin ödenmesini güvence altına almasını gerektirebilir; belgesiz mal veya hizmet alımları için süreç ve yaptırımlar uygulanabilir. - Uluslararası taşımacılık ve transit taşımacılık işlemlerinde vergilendirme, Türkiye içinde gerçekleştirilen kısmı kapsayacak şekilde uygulanır. - İhracat istisnası kapsamında yapılan teslimler ve ihracatla ilişkili hizmetler vergiden istisnadır; ihracatçıya vergi iadesi veya tecil yoluyla vergi iadesi/ödeme ertelemesi uygulanabilir; belirli şartların sağlanması halinde iade veya tecil işlemleri gerçekleştirilir. - Türkiye’de ikametgahı olmayanların yurt dışına götürmek üzere yaptıkları alışlar üzerinden ödenen verginin, çıkışta iade edilmesi veya iade edilme koşulları bulunmaktadır; serbest bölgeler ve roaming hizmetleri gibi bazı işlemler de istisnalar kapsamındadır. - Turistik amaçlı satın alınan mallarda vergi uygulamaları ve çıkışta iade süreçleri söz konusudur; bazı durumlarda bu iade talepleri karşılanabilir. - Müzayede, depoculuk ve benzeri özel alanlarda da vergilendirme ile ilgili özel kurallar vardır; uygulanacak vergi, beyan ve iade süreçleri bu alanlara göre şekillenir.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 21
2018-08-15

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ MENŞELİ BAZI ÜRÜNLERİN İTHALATINDA EK MALİ YÜKÜMLÜLÜK UYGULANMASINA DAİR KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 21)

Amerika Birleşik Devletleri menşeli bazı ürünlerin ithalinde uygulanacak ek mali yükümlülük uygulamasını değiştiren karar, hangi ürünlerin ek mali yükümlülüğe tabi olduğu ve uygulanacak ek yükümlülük oranlarının belirli ürün grupları için yeniden düzenlendiğini ifade eder. Bu kapsamda pirinç, tütün ürünleri, alkollü içecekler, güzellik veya makyaj ürünleri, plastik ve kauçuk esaslı ürünler, kağıt ve karton ürünleri, selüloz ürünleri, tekstil ürünleri, mobilya ile otomobiller ve bazı makineler gibi geniş bir yelpazede ürünlerin ek mali yükümlülüğe tabi tutulması amaçlanmıştır. Geçici hüküm uyarınca daha önce sevk edilmek üzere taşıma belgeleri düzenlenmiş olan eşyaların bu değişiklikten önceki ek yükümlülük oranları uygulanabilecektir. Karar yürürlüğe girer ve uygulanır; uygulama süreçleri ilgili mevzuata göre yürütülür.

CB Kararı 3839
2021-04-20

BÜYÜK BRİTANYA VE KUZEY İRLANDA BİRLEŞİK KRALLIĞI MENŞELİ BAZI ÜRÜNLERİN İTHALATINDA TARİFE KONTENJANI UYGULANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3839

Bu karar, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında bazı UK menşeli ürünlerin ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasını sağlar. Tarife kontenjanları ve etkileri - Belirlenen ürünler için ithalata açılan kontenjanlar vardır; her ürün için kontenjan miktarları belirlenir ve kontenjanlar döneme göre yeniden dağıtılır. - Kontenjan kapsamında yapılan ithalatta, ilgili ürün için öngörülen gümrük vergisi ve varsa ek mali yükümlülükler uygulanır. - Kontenjan dışında yapılan ithalatta ise mevcut ithalat rejimi kapsamında uygulanacak gümrük vergileri ve ek yükümlülükler geçerlidir. Uygulama ve süreçler - Kontenjanların dağıtımı, başvuru ve kullanım esasları ve uygulama usulleri Bakanlık tarafından yayımlanacak tebliğlerle belirlenir. - Kararda yer alan konular dışında kalan durumlarda ithalat rejimi kararları ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Üretim kapsamı - Karar, çeşitli ürün gruplarını kapsayacak şekilde geniş bir yelpazede ürün için uygulanabilir ve ürün tipine göre kontenjanlar ile vergiler değişkenlik gösterir.

Kanun 4925
2003-07-19

KARAYOLU TAŞIMA KANUNU

Karayolu taşımacılığına ilişkin bu düzenleme, yolcu ve eşya taşıma ile ilgili hizmetleri kapsar ve hizmetlerin düzenli, güvenli, çevreye duyarlı ve rekabetçi bir yapıda yürütülmesini amaçlar. Taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapabilmek için yetki belgesi almak gerekir; bu belge, meslekî saygınlık, mali yeterlilik ve meslekî yeterlilik gibi koşulları içerir. Taşımacılar, taşıma hizmetlerini kendi nam ve hesabına yükümlendiği şekilde yürütmek zorundadır; güvenli taşıma, uygun taşıt ve nitelikli personel temini ile yasal ve teknik şartlara uyum büyük önem taşır. Taşımacılar, yolculuğun güvenliği ve konforu için gerekli tedbirleri almak zorundadır; beklenmedik gecikmelerde alternatif güzergâhlar kullanabilme veya yolcuyu uygun bir noktaya yönlendirme yükümlülüğü vardır; bu tür durumlarda yolcu ve eşya hakları saklıdır ve ek ücret talep edilemez. Göndereni, eşyanın türü, miktarı ve diğer önemli bilgileri tam ve doğru biçimde taşıma tarafına bildirmek zorundadır; yanlış bildirimlerden doğacak sorumluluk gönderene aittir. Acenteler ve taşıma işleri komisyoncuları, yaptıkları faaliyetlerden taşıyıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumludur; nakliyat ambarı ve kargo işletmecileri ise eşyayı teslim alma anından teslim edilene kadar olan süreçte güvenlik, düzen ve çevre koruma kurallarına uymaktan sorumludur. Taşıma yasağı, yetki belgesi sahibi olmayanların kendi nam ve hesabına taşıma yapmasını engeller; yolcu taşımacılığında komisyonculuk yapılamaz; işlem yapanlar, müşterinin hesabına taşıma yapmalıdır. Ücret ve zaman tarifeleri, yetki belgesine sahiplerce hazırlanır ve Bakanlığa bildirilir; tarifeler görülebilir yerlerde bulundurulur; rekabeti bozucu veya aşırı ücret uygulamalarında müdahale edilebilir; zaman tarifeleri onaylıdır ve uygulanır. Uluslararası taşımalar için belirlenen kapsam ve yetki gereklidir; taşıtlar yabancı plakalı olabilir ancak bazı hallerde özel izin veya yetki gerekir; yabancı plakalı araçlar Türkiye içinde iki nokta arasında tamamlama taşımacılığı yapamaz. Sınır geçişlerinde geçiş ücretleri uygulanır; köprü, tünel, otoyol ücretleri bu geçiş ücretlerine dahil değildir. Taşımacılar, sürücülerin ceza puanı durumunu belirli periyotlarda kontrol ettirir ve yüksek ceza puanlı sürücüler için gerekli eğitim ve iç denetim tedbirlerini alır. Gönderenler, eşyayı varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri konusunda doğru bilgi vermekle yükümlüdür; yanlış bilgi durumunda sorumluluk gönderene aittir. Uluslararası taşımaların uygulanması, taraf olunan uluslararası anlaşmalar ve yetki belgesi gereklilikleriyle yönetilir; yabancı plakalı taşıtlar için sınırlar ve taşıma yetkileri belirlenir. Taşımacılık faaliyetiyle ilgili gereklilikler, güvenlik, çevre koruma, düzen ve kamu yararı çerçevesinde denetlenir ve uygulanır.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.