10 / 2.146 sonuç gösteriliyor

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

CB Kararı 7804
2023-11-18

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (N) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK MAL VE HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (KARAR SAYISI: 7804)

Bu karar savunma ve güvenlik alanında acil ihtiyaçlar için mal ve hizmet alımları ile hava yoluyla taşıma hizmetlerini kapsayan bir uygulama çerçevesi koyar ve uygulanacak esasları belirler. Acil ihtiyaçların hızlı ve etkili teminini sağlamak için uygun alım yöntemleri ve bu yöntemlerin hangi hallerde uygulanacağı açıklanır. Şeffaflık, rekabetçilik, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik ve kaynakların verimli kullanımı temel ilkeler olarak öne çıkar; ihtiyaç hâlinde güvenlik ve milli çıkarlar öncelikli olarak değerlendirilir. Garanti edilmis yararlanma hakki ve uyuyan sözleşme gibi mekanizmalar mevcut olabilir; bu tür sözleşmeler yükümlülük doğurmazken, ihtiyaca göre esneklik ve hazırlıklı olma imkanı sunar. Ulusal ve uluslararası güvenlik ve gizlilik gereklilikleri nedeniyle bazı aktörlerin ihalelere katılamayacağı durumlar kabul edilebilir. İhale süreçleri bir alım komisyonu tarafından yürütülür; kararlar çoğunlukla alınır, çekimser oy kullanılmaz ve kararlar gerekçelendirilir. Yaklaşık maliyet belirlenmesi gereken hâllerde fiyat araştırması yapılarak bir maliyet tahmini oluşturulur; bazı özel durumlarda maliyet belirsiz olabilir ve bu durum açıklanır. İhaleye katılım için gerekli belgeler ve yeterlilikler belirlenir; hangi belgelerin hangi amaçla kullanılacağı ve hangi belgelerin taahhütname olarak sunulabileceği önceden bildirilir; yanlış bilgiler katılımın reddedilmesine yol açabilir. Birçok kâğıt işinin uygun şekilde hazırlanması ve belgelendirilmesi gerekir; bazı durumlarda mevcut belgelerle yeterlilik sağlanabilir veya belgelerin eksikliği nedeniyle değerlendirmeye alınmayabilir. Kapsama giren dokümanlar, teknik şartnameler ve stok/standart kullanımı yoluyla alım gerçekleştirilebilir; gerektiğinde dokümanda değişiklik yapılması için gerekli kurallar öngörülür. Davete bağlı olarak yapılan çalışmaların dışında, bazı durumlarda ek onaylar ile dokümanlarda değişiklik yapılabilir. Teklifler belirlenen usullere uygun olarak zarflara konulur ve kapalı olarak sunulur; açılış, eksiklerin tespiti ve değerlendirme süreçleri bu çerçevede yürütülür. Tekliflerin geçerlilik süresi ve gerektiğinde uzatma imkanları ortaya konur; değerlendirme süreci belirlenen kriterlere göre gerçekleştirilir.

Kanun 7381
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Bu Kanun kapsamında nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonla ilgili faaliyetler, yetkili kurumdan lisans, izin veya bildirim alınmadan yürütülemez; başvuru ve süreçler, güvenlik, emniyet ve güvence gerekliliklerini karşılayacak şekilde yönetilir. Yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetin her aşamasında radyasyondan korunma, güvenlik ve emniyeti sağlamaktan ve gerekli kayıtlara uymaktan sorumludur; yeterli sayıda yetkin personel ve gerekli kaynakları temin etmek zorundadır. Faaliyetler düzenleyici kontrole tabidir; muafiyetler ve şartlar, güvenlik ve emniyeti gözeten bir yaklaşımla yönetmeliklerle belirlenir. Güvenlik, emniyet ve nükleer güvence temel öncelikler olarak ele alınır; risk iletişimiyle çalışanlar ve ilgili kişiler bilgilendirilir. Kurumsal denetim ve yerinde inceleme yetkisi kullanılarak, yetkilendirilenler ve tedarikçiler dahil denetimlere tabidir; denetimler planlı veya plansız, haberli veya habersiz yapılabilir. Yetkilendirilen kişiler, güvenlik ve emniyet açısından gerekli koşulları yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca güvenlik kültürü ve uygun yönetim sistemi çerçevesinde hareket ederler. Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır; gerekli görülürse yaptırımlar uygulanabilir. Acil durumlarda saha içi ve saha dışı yönetiminde ilgili kurumlar ve kurumlar arası iş birliği sağlanır. Radyoaktif atıklar, kullanılmış yakıtlar ve özel hesaplar konularında Türkiye sınırları içinde güvenli ve uygun bir şekilde yönetim sağlanır; belirli faaliyetler için transit, ithalat ve ihraç konularında sınırlamalar uygulanır. Nükleer güvence yükümlülükleri yerine getirilir; ulusal ve uluslararası yükümlülüklere uyum gözetilir. Yetkilendirilen kişilerin sorumlulukları, düzenleyici kontrolden çıkma veya yükümlülüklerin sona ermesi durumlarında da güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; sorumluluk, kişiler arası ilişkilere rağmen devam eder.

Kanun 5549
2006-10-18

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yükümlülükler, denetim ve yaptırımları düzenler; yükümlü sayılan finansal ve ilişkili alanlardaki gerçek ve tüzel kişiler için sıkı uyum yükümlülükleri getirir. - Yükümlüler, işlemler başlamadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve kimliklerle ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır; hangi belgelerin gerekli olduğuna ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Şüpheli işlem bulunduğunda yükümlüler bu işlemleri Başkanlığa bildirmek zorundadır; bildirimin güvenli ve gizli kalması sağlanır. - Yükümlüler, risk temelli bir yaklaşımla eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri kurar ve uygular; finansal grup içindeki bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve buna ilişkin çerçeve gerektiğinde ayrıntılandırılır. - Devamlı bilgi verme kapsamında belirli işlemler ve tutarlar aşan işlemler için sürekli bildirimler yapılır; hangi işlem türlerinin kapsamda olduğu ve nasıl bildirileceği yönetmelikte belirlenir. - Kamu kurumları bilgi ve belge talep edebilir; sunulan bilgiler doğru ve eksiksiz olur; paylaşılan bilgiler güvenli biçimde korunur. - Belgeler ve kimlik tespitine ilişkin kayıtlar belirli süreler boyunca saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. - Kamu kurumlarının bilgi sistemlerine Başkanlıkla birlikte erişim sağlanabilir; elektronik tebligat uygulanabilir ve elektronik olarak cevap istenebilir. - Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları ve adlî cezalar uygulanır; ihlaller için çeşitli tedbirler (faaliyetleri kısıtlama veya iptal dahil) ile yaptırımlar öngörülür. - Başkasının hesabına hareket edildiğini bildirmemenin tespiti halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Gümrük idaresine ilişkin açıklama yükümlülüğü vardır; yanlış veya eksik beyan halinde para cezası uygulanabilir. - Denetim, bilgi talepleri ve uyum konularında yürütülen işlemler, ilgili denetim elemanları ve kurumlar tarafından sürdürülebilir. - Yasal olarak yükümlü olmayanlar için sorumluluk doğmazken, uyum sağlanmayanlara yönelik güvenlik ve yaptırım süreçleri uygulanır.

Kanun 1416
1929-04-16

ECNEBİ MEMLEKETLERE GÖNDERİLECEK TALEBE HAKKINDA KANUN

Bu yasa devlet bütçesiyle yurt dışına gönderilecek öğrencilerin seçiminden eğitimine, denetimine ve dönüp görev yapmasına kadar olan süreçleri düzenler. Adaylar yazılı ve sözlü sınavla belirlenir; sınav süreçleri ve değerlendirme kriterleri belirli bir komisyon tarafından yürütülür; sınav öncesi sağlık muayeneleri de tamamlanır. Sınavlarda adayların genel bilgi düzeyi, kavrayış ve ifade gücü, iletişim becerileri ve bilimsel/teknolojik gelişmelere açıklık gibi faktörler değerlendirilir; her aday için belirli kriterler üzerinden notlar tutulur. Sınav ve seçim süreçleriyle ilgili diğer usul ve esaslar belirlenir ve ilan edilir; sınav sorularının hazırlanması veya dışarıdan destek alınması gibi hususlara esneklik verilmiştir. İmtihan ve seçilim için sağlık açısından uygunluk kontrolü yapılır; sağlık raporları sınav süreci için ön koşuldur. Eğitim için gerekli planlar hazırlanır; her öğrencinin bireysel eğitim şartları ve takip edilecek tahsilat planı belirlenir ve uygulamaya konulur. Öğrencilerin masrafları karşılanır; yıllık ödenekler ve gerekli giderler belirli bütçe kalemlerinde düzenlenir; öğrenciler için gerekli taahhütler alınır. Eğitim tamamlandığında mecburi hizmet yükümlülüğü başlar ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda borçlar faiziyle geri ödenir. Sağlık nedeniyle eğitime devam edilemeyenler için muafiyetler veya özel düzenlemeler uygulanabilir; bu durumda borçlar ve yükümlülükler yeniden değerlendirilir. Teftiş ve gözetim heyetleri kurulur; öğrencilerin eğitim durumları denetlenir; gerektiğinde görev yerinin değiştirilmesi veya geri çağırılmasına karar verilebilir; masraflar avans olarak ödenebilir. Geri dönüş sonrası atama ve kadro süreçleri işletilir; mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlayanlar için uygun görevler ve kariyer ilerlemesi sağlanır. Yurt dışı eğitim sürelerinin sigorta, emeklilik ve hizmet sürelerine etkileri belirlenir; bu sürelerin borçlanılması ve ödenmesiyle ilgili uygulamalar oluşturulur ve gerekli durumlarda taksitlendirme imkânı sunulur. Staj amacıyla yapılan yurt dışı gönderimler bu kanunun kapsamı dışında tutulur.

CB Yönetmeliği 2031
2020-01-08

AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (F) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

- Bu usul ve esaslar, Bakanlık tarafından finanse edilen ve çeşitli tarafların faydalanacağı araştırma ve geliştirme hizmet alımlarında uygulanır; amaç, saydamlık ve rekabetçi bir süreçle ihtiyaçların uygun şartlarda karşılanmasını sağlamaktır. - Uygulama, tüm alımlarda hedeflenen çıktının bilimsel ve uygulanabilir olması için proje değerlendirme grubunun kararlarına dayanır; grup, proje teklif formatını hazırlar, bütçeyi ve teknik şartnameleri inceler ve en uygun teklifi önermekle sorumludur. - Proje teklif formatı, işin kapsamı, amacı, süresi, bütçesi ve ekip gibi konuları içerir; teklifler bu formata uygun olarak hazırlanır ve sözleşme bu forma uygun olarak düzenlenir. - Yaklaşık maliyet, değerlendirme grubunca belirlenir ve kamuya ilan edilmez; maliyet, farklı kaynaklar ve fiyatlar dikkate alınarak hesaplanır. - Doğrudan temin ve pazarlık usulü gibi alım yöntemleri kullanılır; doğrudan temin, belirli şartlar oluştuğunda ve belirli durumlarda uygulanabilir; pazarlık usulüyle alımlarda ise rekabet ve ilan gibi hususlar gözetilir. - Teklifler yazılı, şartları kabul edildiğini belirten beyanlar içeren ve yetkili kişilerce imzalanmış olmalıdır; ortak girişimler için gerekli imza yetkileri belirlenir. - Sözleşme, işin adı ve kapsamı, taraflar, ödeme koşulları ve bedeli, süresi, teminat ve garanti gibi temel husulleri kapsar; ayrıca ulaşım, sigorta ve vergiler gibi giderlerin kime ait olduğu ile sözleşme eki belgeler belirtilir. - Sözleşmede değişiklik yapılması ve sözleşmenin devri, yazılı onayla mümkün olabilir; devrin şartları ve sınırlamaları açıkça belirlenir. - Sözleşme imzalanana kadar alım iptal edilebilir; iptal durumunda istekli hak iddia edemez. - Teknik şartnameler, gerektiğinde idarece hazırlanır; teknik kriterler verimlilik, rekabetçilik ve eşit muafiyet ilkelerini destekleyecek şekilde belirlenir; ulusal/uluslararası standartlara uyum hedeflenir. - İdari şartnameler, mevzuata uygunluk ve adil uygulanabilirlik gözetilerek düzenlenir; gerekli hallerde teknik şartnamelerle birlikte sözleşme ekleri olarak yer alır. - Denetim, muayene ve kabul süreçleri, sözleşme hükümleriyle uyumlu biçimde belirlenir; yüklenicinin personeli ve denetim aşamaları bu süreçler kapsamında yönetilir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

CB Yönetmeliği 10896
2026-01-22

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN TERTİPLENECEK ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR VE TOPLANTILARDAN CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN BELİRLENENLERİN YÜRÜTÜLMESİNE YÖNELİK 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (z) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK ALIMLARA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

- Bu düzenleme, uluslararası organizasyonlar ve toplantılar için yapılacak mal ve hizmet alımlarının nasıl planlanacağını, hangi yollarla temin edileceğini ve hangi kontrollerle yürütüleceğini belirler. - Alımlar ilan yoluyla yapılabileceği gibi doğrudan temin yoluyla da gerçekleştirilebilir; bu sayede ihtiyaca uygun ve hızlı çözümler üretme esnekliği sağlar. - İhtiyaçlar belirlenir, maliyet yaklaşık olarak hesaplanabilir ve gerektiğinde piyasa araştırması yapılabilir; yapılan değerlendirme ve hesaplama süreci belgelenir. - Alım işlemlerinde gerekli görüldüğünde alım komisyonu kurulur; kararlar çoğunlukla oy çokluğu ile alınır ve yazılı tutanakla kaydedilir. - Yeterlilik kriterleri belirlenir; ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler değerlendirilir, eksik beyan durumunda teklif değerlendirme dışı bırakılır. - Teklifler, idari ve teknik şartlara uygunluk açısından değerlendirilir; gerekli görüldüğünde açıklama istenir ve en uygun teklif belirlenerek onay süreçleri başlatılır. - İhtiyaçlar tek bir tedarikçiden veya birden çok tedarikçiden temin edilebilir; yurt içi veya yurt dışındaki kaynaklar kullanılabilir; süreçler elektronik ortamda da yürütülebilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.