10 / 1.247 sonuç gösteriliyor

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 6824
2017-03-08

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu kanun, bazı tarımsal kredi alacaklarının ve belirli elektrik alacaklarının yeniden yapılandırılmasına imkan tanır; borçlulara kredi borçlarını toplu olarak veya taksitle ödeme imkanı sunulur. - Yeniden yapılandırmada borç asıl tutarı ve fer’i alacaklar için hesaplama yöntemleri belirlenir; borçluya basit faiz esasına göre ödeme planı uygulanır ve borçlunun tercihine göre toplu ödeme veya taksitli ödeme seçenekleri tanınır. - Taksitlendirme durumunda yapılandırmaya konu tutarlar için ek taksit faizi uygulanır; toplu ödeme yapılması halinde bazı faiz veya ilave yükümlülükler uygulanmaz. - Başvuruda bulunan borçlular için mevcut dava ve icra işlemleri durdurulabilir veya gerekli hallerde sona erdirilebilir; dava ve icra giderleriyle ilgili bazı durumlar borçlunun lehine sonuçlanabilir. - Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde belirli süre içinde ödeme yapıldığı takdirde yapılandırma korunabilir; aksi halde yapılandırma iptal edilip borç tamamı muaccel hale gelebilir. - Uygulama kapsamında borçlulara, ödenmesi gereken tutarlarda Yİ-ÜFE gibi enflasyon endeksine göre hesaplanan tutarlara göre indirimler veya özel ödeme planları uygulanabilir; bu planlar doğrultusunda taksit sayıları ve ödeme süreleri belirlenir. - Belirli elektrik alacakları için, ödenmesi gereken tutarlarda peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunulur ve uygun görülen durumda fer’i alacaklardan vazgeçilebilir; ödemeler bölgeler ve ürün hasat dönemleri dikkate alınarak planlanabilir. - Başvuru sürecinde borçluların, borçlarını yapılandırma kapsamına almak için gerekli beyanı ve iradeyi ilgili taraflara iletmeleri; ayrıca açılmış olan davalardan vazgeçmeleri gerekebilir. - Yapılandırma kapsamında elde edilen faydaların devamı için borçluların ödeme planına uygun hareket etmesi; planın ihlali halinde yapılandırma iptal olur ve borç tamamı talep edilebilir. - Bu yapılandırma çerçevesinde bazı giderler veya masraflar için ödeme yükümlülükleri doğabilir ve ilgili kamu kurumlarının gerekli düzenlemeleri yapması öngörülebilir.

CB Kararı 5614
2022-05-27

4760 SAYILI ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNUNUN EKİ (III) SAYILI LİSTENİN (A) VE (B) CETVELLERİNDE YER ALAN BAZI MALLARA UYGULANAN ASGARİ MAKTU VE MAKTU VERGİ TUTARLARININ YENİDEN BELİRLENMESİ İLE ANILAN KANUNUN 12 NCİ MADDESİNİN (3) NUMARALI FIKRASI HÜKMÜNÜN BAZI MALLARDA 2022 YILI TEMMUZ-ARALIK DÖNEMİ İÇİN UYGULANMAMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5614)

Bu karar, bazı içecekler ve tütün ürünleri için uygulanacak ÖTV ile ilgili asgari maktu tutarları ve vergi oranlarını yeniden belirler. Ayrıca bu döngüye ilişkin bazı hükümler uygulanmıyor olarak düzenlenmiştir. Sonuç olarak ilgili ürün gruplarında vergisel yük geçici olarak değişebilir ve bu durum fiyatlar ile beyan süreçleri üzerinde etkili olabilir.

CB Kararı 536
2018-12-31

BAZI MALLARA UYGULANACAK TÜTÜN FONU TUTARLARI İLE ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ TUTARLARININ YENİDEN BELİRLENMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 536)

Bu karar bazı mallara uygulanacak Tütün Fonu tutarları ile özel tüketim vergisi tutarlarının yeniden belirlenmesini öngörüyor. Belirlenen kategori kapsamındaki mallar için asgari maktu vergi tutarları yeniden konulmuş ve bu tutarlar üzerinden vergi hesaplanması gerekecek. Vergi oranı sıfır olan bazı kategorilerde bile asgari tutar uygulanması öngörülebilir. Değişiklikler vergilendirme kapsamını güncellemeyi ve vergi uygulamasını standartlaştırmayı amaçlar.

Kanun 5602
2007-03-21

ŞANS OYUNLARI HASILATINDAN ALINAN VERGİ, FON VE PAYLARIN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

- Şans oyunları faaliyetlerinden elde edilen hasılat üzerinden vergi uygulanır ve bu vergilendirme türüne göre hasılat esas alınır; vergi, ilgili kurumlar tarafından beyan edilip ödenir ve gider olarak dikkate alınmaz. - Şans oyunları kapsamındaki müşterilere ödenecek ikramiyeler oyun planlarına göre belirlenir; toplam ikramiyelerin yıllık düzeyde hasılatla ilişkilendirilen sınırlar içinde kalması sağlanır; her oyun için farklı ikramiye oranları belirlenebilir. - Yatırım ve işletme giderleri için bir üst sınır uygulanır; bu sınır hasılat ve at ıslahı gelirleri hariç olmak üzere hesaplanır; bazı gelirler ve istisnalar bu hesaplamaya dahil değildir; sınır gerektiğinde artırılabilir, azaltılabilir veya yeniden düzenlenebilir. - Kamu payı dağıtımı, hesaplanan kamu paylarının bütçeye aktarılmasını ve ilgili fonlara veya kurumlara ödenek olarak kaydedilmesini kapsar; paylar belirli dönemlere göre hesaplanıp bütçeye kaydedilir ve kesintiler ile pay dağıtımları kanunla belirlenen şartlar çerçevesinde yapılır. - Mutabakat işlemleriyle önceki yıl hesapları karşılaştırılarak eksik ödeme gider; fazladan yapılan ödeme ise sonraki döneme mahsup edilerek hesaplar dengelenir. - İlgili kurumlar vergiler ve kamu paylarının tam ve zamanında ödenmesinden sorumludur; gecikme durumunda gecikme zammı uygulanır. - Lisansın devri gibi özel durumlarda kamu payı ve gelir akışlarına ilişkin özel hükümler uygulanabilir; bazı geçici düzenlemeler ve eski hükümlerin yürürlükten kaldırılması söz konusudur. - Yasanın yürürlüğe girişi ve uygulanmasıyla ilgili genel çerçeve, uygulamayı yöneten kuruluşlarca belirlenir ve denetlenir. - Ek hükümlerle, bazı özel düzenlemeler ve geçici uygulamalar getirilir; mevcut mevzuatta bulunan bazı hükümler yürürlükten kaldırılarak yenisiyle değiştirilir.

Kanun 3065
1984-11-02

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU

- Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler ile mal ithalatı katma değer vergisine tabidir; kapsamı geniş olup bazı işlemler için istisnalar bulunmaktadır. - Teslim ve hizmet kavramları, teslimin mal üzerindeki tasarruf hakkının devri veya hizmetin yerine getirilmesiyle oluşur; enerji dağıtımı gibi bazı durumlar da teslim olarak vergiye tabi sayılır; her işlem bağımsız olarak vergilendirilir. - Vergiyi doğuran olay, genellikle teslimin yapılması veya hizmetin yerine getirilmesiyle meydana gelir; faturaya dayalı olarak da vergi hesaplanabilir; kısmi teslimler veya hizmetler halinde her bir kısmın vergilendirilmesi gerekir. - Vergi mükellefi, mal teslimi ve hizmet ifası yapanlar ile mal ve hizmet ithal edenlerdir; transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemleriyle ilgili taraflar da vergiden sorumlu olabilir; ayrıca bazı özel işlemleri yapanlar da mükellef olarak kabul edilir. - Vergi sorumluluğu, Türkiye’de ikametgahı veya işyeri bulunmayanlar için belirli durumlarda Maliye Bakanlığı’nın verginin ödenmesini güvence altına almasını gerektirebilir; belgesiz mal veya hizmet alımları için süreç ve yaptırımlar uygulanabilir. - Uluslararası taşımacılık ve transit taşımacılık işlemlerinde vergilendirme, Türkiye içinde gerçekleştirilen kısmı kapsayacak şekilde uygulanır. - İhracat istisnası kapsamında yapılan teslimler ve ihracatla ilişkili hizmetler vergiden istisnadır; ihracatçıya vergi iadesi veya tecil yoluyla vergi iadesi/ödeme ertelemesi uygulanabilir; belirli şartların sağlanması halinde iade veya tecil işlemleri gerçekleştirilir. - Türkiye’de ikametgahı olmayanların yurt dışına götürmek üzere yaptıkları alışlar üzerinden ödenen verginin, çıkışta iade edilmesi veya iade edilme koşulları bulunmaktadır; serbest bölgeler ve roaming hizmetleri gibi bazı işlemler de istisnalar kapsamındadır. - Turistik amaçlı satın alınan mallarda vergi uygulamaları ve çıkışta iade süreçleri söz konusudur; bazı durumlarda bu iade talepleri karşılanabilir. - Müzayede, depoculuk ve benzeri özel alanlarda da vergilendirme ile ilgili özel kurallar vardır; uygulanacak vergi, beyan ve iade süreçleri bu alanlara göre şekillenir.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Kanun 4629
2001-03-03

BAZI FONLARIN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme bazı kamu fonlarını kaldırır ve ilgili gelirler ile varlıkları bütçelere devreder; gerektiğinde özel ödenek veya özel tertipler olarak kaydedilir. - Kaldırılan fonlar kapsamındaki personel, bağlı oldukları kurumun genel veya katma bütçesine naklen atamalı olarak devredilir ve eski kadrolardaki özlük hakları korunur; uygun kadroya atananların arasındaki fark tazminat olarak ödenebilir. - Sözleşmeli personele üç ay içinde uygun boş kadro bulunması halinde atama yapılır; faydalanmak istemeyenlerin sözleşmeleri feshedilir. - Sürekli işçiler ile geçici işçiler, fonların bağlı olduğu kurumlara devredilir; faydalanmak istemeyenlerin ilişikleri kesilir ve hakları ödenir. - Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) döner sermaye işletmesi kurulur ve ÖSYM’ye ait varlıklar bu işletmeye devredilir; ilk sermaye karşılığı bütçeden karşılanır; işletmenin giderleri döner sermaye gelirleriyle karşılanır ve uygulama esasları belirlenir. - ÖSYM’nin mevcut personeli dışındaki döner sermaye uygulamasıyla ilgili ödemeler üzerinde düzenleme yapılır; personele maktu fazla mesai ödemesi gibi imkanlar getirilir. - Kültür Bakanlığı’na film gösterimlerinden elde edilen vergilerden pay ayrılır ve bütçede özel gelir olarak kaydedilir; kullanılmayan paylar ertesi yıla devredilebilir. - Turizm tanıtımı için gelecek yıllara yönelik taahhüt yetkisi verilir; kullanılmayan ödenekler aynı amaçla yeniden devredebilinir. - Çevre, karayolları ve maden gibi bazı alanlardaki fon gelirleriyle kredilerin geri dönüşleri yönetmeliklerle düzenlenir; bu gelirler bütçeye gelir olarak kaydedilir ve gerektiğinde özel ödenekler olarak kullanılabilir.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.