10 / 217 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 10502
2025-10-18

KURAKÇIL PEYZAJ UYGULAMALARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (KARAR SAYISI: 10502)

Bu karar kurakçil peyzaj uygulamalarını benimseyerek su kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını, iklim değişikliğine uyum sağlamayı ve dirençli sürdürülebilir kentsel peyzajlar oluşturmayı amaçlar. - Mimaride ve yönetimde su ihtiyacını azaltacak, tuzluluk ve sıcaklık gibi zorluklara dayanıklı yerel bitki türlerinin tercih edilmesi öngörülür. - Çim kullanımı azaltılır; çim gereksiniminin zorunlu olduğu alanlar ile spor tesisleri için uygun seçenekler belirlenir; çim dışındaki kuraklığa dayanıklı bitkiler ve yer örtücüler önceliklendirilir. - Bitkiler su ihtiyacına göre zonlanır; alanlar iklim koşulları ve toprak özellikleri dikkate alınarak bölümlere ayrılır. - Malçlama yaygınlaştırılır; sert zeminler azaltılır; toprak yüzeyinin buharlaşmasının azaltılması hedeflenir. - Suyu verimli kullanmak için damla ya da benzeri yağmurlama sistemleri ve otomasyon uygulanır; enerji kullanımı için yenilenebilir kaynaklar desteklenir. - Geleneksel olmayan su kaynaklarının kullanımı teşvik edilir; yağmur suyu toplama ve depolama ile geri kullanım altyapıları planlanır. - İçme-kullanma suyu sebekesinden sulama yapılmaz; suyun izlenmesi, kaydedilmesi ve gerektiğinde geri kullanım için altyapı kurulur. - Peyzaj ile ilgili veriler toplanır, izlenir ve ilgili kurumlarca kullanılmak üzere paylaşılır; bir peyzaj izleme sistemi kurulması öngörülür. - Kuraklığa dayanıklı bitki türleri Bakanlığın onayıyla belirlenir ve güncellenir; rehber dokümanları üzerinden uygulama yürütülür. - Eğitimler verilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi sağlanır; iyi uygulamalar ilgili alanlarda tanıtılarak farkındalık artırılır. - Spor tesislerinde çim yerine kuraklığa dayanıklı alternatifler kullanılır; bu dönüşüm için gerekli altyapı ve süreçler sağlanır.

CB Kararı 10502
2025-10-18

KURAKÇIL PEYZAJ UYGULAMALARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (KARAR SAYISI: 10502)

Kamu alanlarında kurakçil peyzaj uygulamalarıyla su kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması, iklim değişikliğine uyum sağlanması ve yerel ekolojik koşullara uygun sürdürülebilir peyzajlar oluşturulması hedeflenmektedir. Kurakçil peyzaj tasarımı ve uygulanmasında etkili olacak başlıca sonuçlar şunlardır: - Çim alanlarının kullanımının azaltılması ve yerel iklime uygun, kuraklığa dayanıklı bitkiler ile çok yıllık yer örtücüler/in doğal bitkilerin tercih edilmesi, yeşil alanların çoğunluğunun bu türlerle kaplanması. - Yerel iklime ve doğal vejetasyona uygun malçlama, toprak yüzeyinin örtülü tutulması ve sert zemin alanlarının mümkün olduğunca azaltılması. - Sulamada içme-kullanma suyu sebekesinden yararlanılmaması; geleneksel olmayan su kaynaklarının öncelikle kullanılması; yağış sularının toplanması ve yeniden kullanımı için altyapı ve depolama çözümlerinin geliştirilmesi; yeraltı suyu kullanımı gerektiğinde su tedarik belgesinin temin edilmesi. - Sulama için basınçlı ve otomasyonlu sistemlerin kullanılması; su kullanımı ile ilgili verilerin ölçüm ve izleme sistemleriyle kaydedilmesi; bu verilerin izlenmesi ve ilgili kurumlarla paylaşılması. - Yeşil altyapı ve zonlama prensiplerinin uygulanmasıyla su ihtiyacına göre alanların bölümlendirilmesi; eğimli alanlarda teraslama ve suyu daha verimli kullanan bitkilerin seçilmesi. - Yeşil altyapı çalışmalarının enerji verimliliğini gözetmesi; sulama faaliyetlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının desteklenmesi ve buna ilişkin teknik altyapıların kurulması. - Spor tesislerinde çim kullanımının, zorunlu olduğu alanlar dışında azaltilmesi ve belirlenen çim türlerinin kullanılmasının sağlanması. - Peyzaj için kullanılan bitkisel türlerin kuraklığa, tuzluluğa ve sıcaklığa dayanıklı olacak şekilde Bakanlık onaylı rehberler doğrultusunda belirlenmesi; gerektiğinde güncelleme yapılması. - Verilerin toplanması ve yıllık raporlamanın yapılması için bir peyzaj izleme sistemi kurulması; verilerin yetkili mercilere erişime açılması. - Uygulama alanlarında gerekli tasarım ve altyapı çalışmalarının önceden planlanması; toprak analizleri ve gereken iyileştirmelerle uygun büyüme koşullarının sağlanması. - Halkın bilgilendirilmesi ve iyi uygulamaların farkındalığının artırılması için ilgili kurumlar tarafından eğitimlerin verilmesi.

CB Kararı 11063
2026-03-14

ULUSAL SU PLANI (2026-2035)?NIN ONAYLANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 11063)

Ulusal Su Planı, su kaynaklarının kalite ve miktarını korumak, iyileştirmek ve geliştirmek için kapsamlı bir çerçeve sunar. Değişen iklim şartlarına uyum ve suyun verimli kullanımı hedeflenir; su kaynaklarının dayanıklılığı artırılır. Hidrometeorolojik afetlere karşı hazırlık ve müdahale kapasitesi güçlendirilir. Entegre su yönetimi için dijital dönüşüm desteklenir; veri toplama, izleme, analiz ve karar destek sistemleri geliştirilir. Suya ilişkin yatırımların önceliklendirilmesi ve finansman mekanizmalarının geliştirilmesi planlanır. Su, enerji, gıda ve ekosistem arasındaki etkileşimler dikkate alınarak bütünleşik bir yaklaşım benimsenir. Eğitim, farkındalık ve iş birliği artırılır; kamu, özel sektör ve paydaşlar arasında koordinasyon güçlendirilir. Kurumsal ve yasal yapı güçlendirilir; uygulama ve uyum süreçleri geliştirilir. Havza temelli çalışmalarla atıksu arıtma ihtiyacı ve maliyetleri değerlendirilecek ve ilgili altyapı planları yapılır.

Kanun 3039
1936-06-23

ÇELTİK EKİMİ KANUNU

Bu kanun, çeltik ekiminin planlı, denetimli ve sağlık güvenliği sağlayacak şekilde yürütülmesini amaçlar; uygulama, izin, su yönetimi, işçi sağlığı ve cezai yaptırımlar gibi konuları düzenler. - Çeltik ekim alanlarının yönetimi için bölgesel komisyonlar kurulur; komisyonlar, ekimin yapılacağı yerler için planlar yapar, su dağıtımını ve arazi paylaşımlarını koordine eder ve adaylar arasından uygun başvuru sahiplerini belirler. - Çeltik ekimi yapacaklar, komisyonlardan izin almak zorundadır; komisyonlar, başvuruları değerlendirir ve uygun görülenlere ekime izin verir, sürecin takibini sağlar. - Su kaynaklarının paylaşımı ve sulama planı, komisyonlar tarafından belirlenir; gerektiğinde parça ekim veya nöbet sistemi uygulanır; sulama zamanları, mutemed heyetleri tarafından denetlenir. - Çeltik tarlalarının su ihtiyacı ve arklar (su yolları) için kroki ve planlar hazırlanır; inşa ve bakım işlemleri, ilgili heyetler ve müştereken yürütülen çalışmalarla gerçekleştirilir. - Mutemed heyetleri, suyun adil ve verimli dağıtımını sağlar; sulama yasağı ve kesme zamanlarında tarım arazilerinin su durumunu düzenler, kararlarına uyulmasını sağlar. - Çeltik tarlalarının kurulumu ve su taşıma düzeni köy ve kasaba gibi yerlerde belirli mesafelerde bulunma ilkesine tabidir; özel durumlarda sağlıkla ilgili güvenlik ve çevre koşulları gözetilir. - İşçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirler alınır; temiz içme suyu sağlanır, barınma koşulları iyileştirilir, sivrisineklerle mücadele tedbirleri uygulanır ve kinin gibi ilaçlar ücretsiz temin edilir. - İşçilere yönelik davranış ve çalışma şartlarını bozma halinde para cezaları uygulanır ve tekrarda çeltik ekiminden men edilme gibi yaptırımlar öngörülür. - Komisyonlar ve mutemed heyetleri, kendi hizmetleri karşılığında tazminat ve ulaşım giderleriyle ilgili ödeme imkanlarına sahiptir; bu masraflar ilgili bütçelerden karşılanır. - Esas olarak izinsiz ekim, sağlık tedbirlerine uyumsuzluk ve komisyon kararlarına riayetsizlik gibi haller cezaya ve ekimden men etmeye yol açar. - Kanun, uygulama şeklinin belirlenmesini ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliklere bağlanır. - Çeltik üretiminin belirli alanlarda ve belli şartlarda yapılmasına ilişkin genel ilkeler ve sınırlamalar, tarımsal üretimin dengeli dağılımını ve kamu sağlığını gözetmeyi amaçlar.

CB Kararı 9962
2025-06-04

BÜYÜK MENDERES HAVZASI SU TAHSİS PLANI VE EYLEM PLANININ ONAYLANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 9962)

Büyük Menderes Havzası Su Tahsis Planı ve Eylem Planı havzadaki su kaynaklarının değişen taleplerine karşılık verecek şekilde su tahsislerini ve öncelikleri belirler. İçme kullanma suyu, tarım, sanayi, enerji ve çevresel su gibi ana sektörlerin ihtiyaçlarını dengeli şekilde karşılamayı hedefler. Kuraklık senaryoları dikkate alınarak su kullanımı ve tahsis kararlarının planlanması sağlanır, böylece su temininde dayanıklılık artırılır. Kullanılabilir su potansiyeli ile çevresel akış gereklilikleri dikkate alınır; ekosistemlerin korunması için gerekli su miktarları belirlenir. Alt havzalar arası ve havza içi transferler ile komşu havzalar arasındaki su akışları yönetilir, mevcut ve potansiyel su transferleri planlanır. Su kalitesi konusunda yüzeysel ve yeraltı suları için izleme ve kalite hedefleriyle sağlık ve güvenlik tehditleri azaltılmaya çalışılır. Uzun vadeli nüfus artışı ve talep projeksiyonlarına göre su talebinin artışına karşı altyapı, yönetim ve yatırım öncelikleri belirlenir.

Kanun 3083
1984-12-01

SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNU

Bu kanunun amacı sulama alanlarında arazi düzenlemesiyle tarımsal verimliliği artırmak, aile tarımsal işletmelerinin kurulmasını desteklemek ve tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamaktır. Uygulama alanında bulunan tarım toprakları kamulaştırma veya tasarruf yoluyla devletin veya uygulayıcı kuruluştan geçerek tarımsal amaçlara yönlendirilir. Kamulaştırılan araziler sahiplerinden alınabilir veya dağıtım normuna göre tarıma tahsis edilebilir; bazı araziler sahiplerinde bırakılabilir ve bunların sulu/kuru tarımsal arazilere dönüştürülmesi eşit gelir şartıyla gerçekleştirilebilir. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri uygulanır; yol, kanal, drenaj ve sulama tesisleri gibi çalışmalar planlanır ve bu hizmetler kamusal alanlar için ortak kullanım olarak düzenlenir. Dağıtılan tarım arazileri üzerinde hak sahipleri ihtiyaç halinde araziyi kiraya verebilir veya diğer tasarruflarda bulunabilir; gerektiğinde kamu yararı için yeniden kullanım amacıyla değiştirilip devlete bırakılabilir. Dağıtılan toprak sahipleri, arazinin bedeli üzerinden borçlandırılabilir; borçlar belirlenen taksitlerle ve faizsiz olarak ödenir. Dağıtılan topraklar üzerinde mirasçılar ve aile ortaklığı ilkeleri gözetilir; topraklar bölünüp ayrıştırılamaz ve sadece belirli koşullarla devre devam ettirilebilir; miras yoluyla intikal halinde yönetim ve kullanım kuralları uygulanır. Toprak dağıtım süreci tamamlanıncaya kadar bazı mülkiyet ve zilyetlik işlemlerine kısıtlamalar uygulanır; bu süre sonunda uygun şartlarda işlemler serbestleştirilebilir. Yeni yerleşim yerlerinin kurulması veya mevcut köylerin birleştirilmesi planlanabilir ve hak sahiplerine yerleşim imkanı sağlanır; yerleşim bölgelerine yönlendirme yapılanlar ek muafiyetlerden faydalanır. Tapu ve kadastro işlemleri, bölge için belirlenen süreçlere uygun olarak önceleyici işlemlerle yürütülür ve sonunda tapu kayıtları güncellenir.

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

CB Kararı 9963
2025-06-04

KUZEY EGE HAVSASI SU TAHSİS PLANI VE EYLEM PLANININ ONAYLANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 9963)

Kuzey Ege Havzası için su tahsis planı ve eylem planı, havzadaki su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve ekosistemlerin korunması amacıyla yapılmıştır; planın amacı suyun farklı sektörler arasında dengeli dağıtımını sağlamaktır. Tarım sektörü, havzadaki su talebinin en büyük payını oluşturmaktadır; içme ve kullanma suyu alanı ile sanayi ise sonraki iki büyük talep alanı olarak yer almaktadır. İçme ve kullanma suyu arzının güvenli ve sürdürülebilir şekilde sağlanması için altyapı ve yönetim önceliklerinin belirlenmesi ve su kayıplarının azaltılmasına yönelik tedbirlerin uygulanması hedeflenir. Kurumlar, enerji, madencilik, turizm, hayvancılık ve diğer sektörler dahil olmak üzere toplam su talebini izler; kuraklık durumuna göre esnek veya kısıtlayıcı tedbirler uygulanabilir. Kuraklık durumlarında kullanılabilir su potansiyelinin azalabileceği öngörüsü nedeniyle su paylaşımında önceliklendirme ve kısıtlama çerçevesi oluşturulur. Yerin üstü ve yeraltı suyu kalitesi izlenir; bazı içme suyu barajlarının kalite sınıfları belirlenmiştir, bazı izleme istasyonlarında kalitenin zayıf olduğu kaydedilmiştir. Su kalitesi verileri, içme suyu güvenliği ve tarımsal-sulu yönetim için karar süreçlerinde kullanılır; izleme ve değerlendirme süreçleriyle kalite iyileştirme adımları planın parçası olarak değerlendirilebilir. Geri kullanım, ekosistemlerin korunması ve çevresel akışların gözetimi çerçevesinde su yönetim stratejileri belirlenir; bu, planın uygulama boyutunun temel unsurlarından biridir. Uygulama süreci ve raporlama mekanizmaları, paydaşlar arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi ve gerektiğinde yönetim kararlarının gözden geçirilmesini kolaylaştırmayı amaçlar. Plan, su temini için altyapı yatırımları, depolama ve sürdürülebilir kullanıma yönelik stratejilerin belirlenmesi konusunda yönlendirici bir çerçeve sağlar.

CB Kararı 9420
2025-01-17

SAKARYA HAVZASI NEHİR HAVZA YÖNETİM PLANININ ONAYLANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 9420)

Bu nehir havza yönetim planı, Sakarya Havzası yüzey ve yeraltı sularının bütüncül bir yaklaşımla korunmasını ve sürdürülebilir şekilde planlanmasını amaçlar. Plan, su kütlelerine yönelen baskıların kaynağını tarımsal ve hayvancılıktan gelen kirlilik, endüstriyel ve kentsel atık su deşarjları, düzensiz atık depolama sahaları ile hidrolojik ve ekosistem baskıları olarak değerlendirir. Belirlenen baskılar ışığında bazı alt havzalar ve su kütleleri için özel öncelikler ortaya konmuştur. Plan, arıtma tesislerinin kapasitesinin artırılması, tarımsal akışkanlıktan kaynaklanan kirliliğin azaltılması, endüstriyel atık suların yönetimi ve kentsel atık su altyapısının iyileştirilmesi gibi tedbirleri öne çıkarır. Korunan alanlar ve içme suyu kaynaklarının korunması amaçlı tedbirler arasında ekosistemlerin korunması, biyolojik ve kimyasal izleme ile su kalitesini iyileştirmeye yönelik uygulamalar bulunur. İzleme ve modelleme çalışmalarını içeren bir değerlendirme ve hedef belirleme süreci öngörülür; bu sayede su kalitesi ve ekosistem sağlığı için somut hedefler izlenebilir. Uygulama süreci, karar destek mekanizmaları ve sektörler arası uyumla yürütülerek planın uygulanabilirliğini artırmayı hedefler. Sonuç olarak plan, su kaynaklarının korunması, kirliliğin azaltılması, su temin güvenliğinin sürdürülmesi ve ekosistemlerin sürdürülebilir yönetimi açısından uygulanabilir bir yol haritası sunar.

Kanun 4342
1998-02-28

MERA KANUNU

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mera, yaylak, kışlak ve umuma ait çayır-otlak olarak kullanılan alanlar devletin tasarrufu altına alınır ve köyler veya belediyeler tarafından ortak veya münferiden kullanıma tahsis edilir; bu alanlar özel mülkiye geçirilemez ancak kiralanabilir. Tahsis amacı değişmedikçe bu alanlar başka amaçla kullanılamaz; belirli şartlar altında gerekli onaylar alınarak değiştirilmesi mümkündür. Kurum ve teknik ekiplerce mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bunların ihtiyaçları tespit edilerek sınırları belirlenir, haritalandırılır ve yerinde işaretlenir; ekolojik, tarımsal ve ekonomik değerlendirmeler ile mevcut hayvan varlığı ve otlatma kapasitesi göz önünde bulundurulur; sonuçlar tutanak halinde kayda geçer. İlgili köy ve belediyeler ile diğer ilgili taraflar bilgilendirilir, gerekli belgeler istenir; ormanlık alanlar ve ilgili kayıtlar hakkında bilgiler toplanır; itiraz süresi uygulanır ve itirazlar kararlandırılarak süreç sonuçlandırılır; kararlar kayıt ve ilan yoluyla resmiyete alınır ve gerektiğinde yargıya başvurma hakkı saklıdır. Tahsis kararları, ortak kullanıma yönelik olarak belirlenen yer, sınır, sulama ve geçit yerleri ile otlatma kapasitesi ve ailelerin otlatabileceği hayvan sayısını içerir; fazlalık alanlar çevre köylere veya özel/ tüzel kişilere kiralanabilir; kiralama belgeleri ve uygulama usulleri yönetmelikle belirlenir. Ayrıca kiralanan alanlarda gerekli bakım ve barınma gibi hayvancılık tesisleri kurulabilir; bu tesislerin kullanımına ilişkin sınırlamalar ve mali hükümler belirlenir. Islah edilmesi gereken meraların, gerekli masrafları karşılayacak sorumlulara ait olduğu ve yapılan islah giderlerinin bütçeye gelir olarak kaydedilerek ıslah çalışmalarında kullanıldığı bir mekanizma vardır. Tahsis amacı değişikliğine ilişkin istisnalar enerji-ve doğal kaynakları, kültür-turizm yatırımları, kamu yatırımları, savunma ve güvenlik, afet bölgeleri gibi ihtiyaçlar için öngörülür ve bu durumda ilgili yetkili makamlarca onay gerekir. Bu süreç sonunda kararlar ilan edilerek teyit edilir ve kayıt altına alınır; itiraz ve dava hakları belirli sürelerle korunur; böylece mera, yaylak ve kışlaklar için ortak kullanım hakları netleşir ve sürdürülebilir otlatma amacıyla yönetilir.